Rekabet Stratejileri Oluşturmak

Firmaların, tüketiciye üstün değer sunmak için bir takım rekabet stratejileri geliştirmesi büyük önem arz eder.  Her firmanın kendisiyle aynı sektörde faaliyet gösteren pek çok rakibi vardır. Pazarda tutunabilmek ve işletmelerini kâra geçirebilmeleri için, hedef tüketicilere sunulacak değerin, rakiplerine oranla tercih edilme olasılğı yüksek bir özellikle hazırlanmış olması gereklidir.

Bu nedenle;  tüketici değeri oluşturan temel özelliklerin belirlenmesi, alternatif değer kaynaklarının incelenmesi gerekir. Ülkemizde ve dünyada pek çok küçük ya da büyük firma mevcuttur. Bir firma yeni açıldığı zaman, eğer dünyaya açılma fikrini taşıyorsa, unutmaması gereken; stratejilerini iyi belirlemeli, hedef kitleyi kendisine çekmek için çaba göstermeli ve mevcut müşteriyi elinde tutmayı öğrenmelidir.

Rekabet Stratejileri Nelerdir?

Her firmanın vizyonu ve misyonu farklıdır. Kiminin sermayesi kısıtlı, kimi ise zengin kaynaklara sahiptir. Kimi henüz çok genç, kimi ise aile şirketleri gibi köklü bir geçmişe sahiptir. Her işletme sonsuza dek varlığını sürdürmez elbette, ancak pazarda iş yaptığı sürece kendini geliştirmek ve müşteri portföyünü artırmak için elinden geleni yapmak durumundadır.

Rekabet stratejileri

Porter’in 3 Stratejisi

Michael Porter, firmaların izleyeceği rekabet stratejilerini; fiyat liderliği, farklılaştırma ve odaklanma olarak ele almıştır. Fiyat liderliği stratejisi; firmanın üretim ve dağıtım maliyetlerini en alt seviyeye indirerek fiyatını aşağı çekmesi stretejisidir. Rakibin altında fiyata sahip olmak, yüksek pazar payına ulaşmasına yardımcı olur.

Farklılaştırma stratejisi; farklı ürün hatlarına ve pazarlama programlarına sahip olmak için gösterilen çabadır. Tüketici kendini bu sayede farklı hissedecek ve firmanın hedef kitlesinde olacaktır. Odaklanma stratejisi ie; pazarın büyük bir kısmına ya da tamamına teklifte bulunmak yerine, daha küçük kısımdaki az sayıda tüketicinin istek ve ihtiyaçlarını, uzmanlıkları aracılığıyla tatmin ederek, yüksek kâr marjına ulaşmayı amaçlama stratejisidir.

Diğer Stratejiler

Bir firma, bu üç stratejiden herhangi birini uygulamaya karar verdiğinde, stratejinin gereğini yerine getirerek hedef ve amaçlarının peşinden gitmelidir. Dikkat edilmesi gereken, hangi stratejinin firmanın amaçlarına uygun olduğunun iyi belirlenmesidir. Porter’in stratejileri haricinde, firmalar kendi stratejilerini, pazardaki rekabetçi konumlarını, rakiplerine saldırmak, kendilerini savunmak biçiminde de şekillendirirler. Bu da pazardan kendilerine gelecek tehlikeleri bertaraf etmek için bir savunmadır.

Firmanın hangi şekilde hareket edeceği, onun rekabetçi konumunun da belirlenmesini sağlayacaktır. Meydan okuyucu, lider, izleyici ve niş oyuncu firma stratejileri, ayrı ayrı ya da bir bütün olarak ele alınabilir.

Rekabet Stratejileri- Pazar Lideri Stratejileri

Pazardaki en yüksek pazar payına sahip olan firma, pazar lideridir. Tüm firmalar, lider firmanın liderliğini kabul eder, ancak meydan okumaya ve pazardan pay kapmaya da çalışırlar. Lider firma, belirlediği stratejiler ile hem pazardaki hakimiyetini sürdürmeye hem de rakiplerinden gelecek tehlikeleri bertaraf etmeye ve paylarını korumaya çalışırlar. Pazar liderlerinin genelde tercih ettiği stratejiler nelerdir?

Buna vereceğimiz yanıt; yeni kullanıcılar bulmak, yeni kullanım alanları yaratmak ve tüketicinin ürün ve hizmetlerini daha çok kullandırtmaktır. Yeni kullanıcılar, daha önce hiç kullanılmayan bir coğrafi alanda ya da kitlede yeni kullanıcıların bulunmasıdır. Çocukların tercih ettiği bir bisküvi markası, kendisini seven yetişkinler için de pazara lanse edilirse yeni kullanıcılara ulaşılır. Örneğin Eti Cici Bebe gibi.

Yeni kullanım alanları yaratmak da, firmanın lider pazar payını geliştirebilir. Örneğin böreklerde maden suyunun kullanılması, hazır çorbaların yemek sosu olarak kullanılması gibi. Lider firmaların bir diğer stratejisi de ürünü daha fazla kullandırtmaktır. Kahvenin günde bir kez değil de iki üç kere içilmesi gerektiği ya da kepek sampuanını günde bir kez değil iki kez kullanılması gerektiği gibi kampanyalar düzenlemesi, pazar payını artıracaktır.

Pazardaki Konumu Savunmak

Lider firma, pazar payını genişletmek için faaliyetlerine devam ederken, rakiplerin saldırılarına yanıt vermek ve pazar payı üstünlüğünü korumak zorundadır. Lider işletme ve firmalar, rakiplerine oranla danha avantajlı fiyat, düşük maliyet ile daha yüksek değeri tüketiciye sunar. Lider, pazardaki boşluğu doldurur ve rakiplerinin bu alana girişini engeller.

Örneğin Güney Kore’li Samsug firması, hem akıllı telefon hem de tablet özelliği taşıyan Samsung Galaksy Note ile, Ipad pazarından pay almıştır. Ipad ise daha küçük boy tablet üreterek, pazar payını yükseltmeye çalışmıştır.

Her firma, kendi pazar konumunu savunmak için savunma stratejileri uygular. Konum savunması; firmanın pazardaki konumunu güçlendirmek ve elinde tutmak amacıyla uyguladığı stratejidir. bu stratejiye seyrek başvurulur. Tüketicinin değişen istekleri göz önüne alınarak, yeni hizmetler ve ürünler geliştirilir.

Önleyici savunma; firmanın kendisine saldırabilecek düzeydeki rakiplerini belirleyerek, onlara karşı savunma stratejileri geliştirmesidir. Cephe savunmasında lider firma, pazar payını korumaya çalışırken, zayıf olduğu yönleri de belirler. Aksi takdirde, rakiplerinin zayıf alanlarına yapacakları saldırılara karşı savunmasız kalabilir. Firma, bunun için gerekli tedbirleri almak zorundadır.

Karşı savunma; önleyici ve cephe savunma stratejilerinin kullanılmasına rağmen, rakiplerin saldırılarına maruz kalınmışsa, firma bu saldırılara karşılık vermek zorundadır. Rakibin sahip olduğu ürünün benzerini ancak daha üstün özelliklisini piyasaya sürerek karşı savunma yapabilir. Bu strateji, “Bekle ve gör” stratejisidir ve biraz risklidir.

Hareketli (mobil) savunma; firma pazardaki konumunu şiddetli bir biçimde savunur. Yeni alanlar açarak savunma ve saldırı stratejilerini kullanır. Çekilme stratejisi, firmanın zayıf olduğu alanlarda pazarda kalmak için inat etmesi yerine çekilerek, güçlü olduğu alanlara yatırımlarını yönlendirmesi ve daha da güçlendirmeye çalışması anlamındadır. Böylece kaynak kullanımını da doğru değerlendirmiş olur.

Sigorta ve Risk Yönetimi Nedir?

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir